Biraz önce yurttan çıktık bir de baktık ki gökkuşağı çıkmış ama bu gökkuşağı sanırım hepimizin hayatında gördüğü en güzeliydi çünkü baştan sona heryeri görünüyordu ve renkler acaip canlıyıdı.Tabi aklımıza ilk gelen şey fotoğraf çekmek oldu ama ben fotoğrafı arabanın çektiğini zannedip fotoğraf makinesini hep arabada taşıdığım için alana kadar gökkuşağımızın güzelliği bozuldu.Neyse bindik arabaya kütüphaneye gelirken
Düzenleme: Özkan çekebilmiş gökkuşağının fotoğrafını ve iyte.net te yayınlamış sizlerle paylaşmak istedim :)
From the monthly archives:
Mart 2008
Uçakla gökkuşağından geçmek :)
{ 2 comments }
Turk Blog Yazarları İzmir Buluşması
Ohhh be hep çok kıskanıyordum İstanbuldakiler buluşup fotoğraf çekilip çekilip koyuyorlardı en sonunda biz de buluşuyoruz.Başak‘ın büyük emekleri sonucu bu buluşma 19 Nisan Cumartesi günü saat 14:00 ‘de Konak PierHome Store’da olacakmış tüm blog yazarlarına duyurulur.Ben şimdilik gidecek gibi görünüyorum ve çok istiyorum.İnşallahçok güzel bir buluşma olur… Bu organizasyon için de Başak’a çok teşekkür ederim.
{ 4 comments }
Servis Dışıydım…
Yaklaşık bir buçuk gün boyunca blogum açılmadı ben de sanırım benim bağlantımda problem var diye geçirtirmiştim ki sonradan hiçbir yerden açılmadığını öğrendim işte o an yıkıldığım an oldu.Neyse sonra her zamanki gibi ilk iş alp‘e mail atmak oldu.O da dreamhosta mail at onlar halleder dedi ve gerçekten 15 dakka içinde hallodu.Sorun neydi bilmiyorum ama bloguma tekrardan kavuştum; bunun için dreamhosta çok teşekkür ediyorum en çok da bana önerdiği için Alp’e teşekkür ediom… (bu blog alp’e yağcılık blogu haline geldi sanırım :P)
{ 2 comments }
yeni bappalarım :)
Hafta sonu annim geldi fethiyeden annem geldiği zamanlar bizim evde bi bayram havası oluyor; annem bizi baştan aşağı giydirip kuşatıp geri dönüyor.Dünde malum artık havalar ısındı yaz geliyor diye bana spor ayakkabı almaya gittik agoraya.Ben de aşağıdaki ayakkabıları beğendim aldım ama herkes çocuk ayakkabısı gibi diye dalga geçti :) hiç 39 numara çocuk ayakkabısı olur mu? Ben de sizlerin beğenisine sunayım dedim tamam biraz rengarenk ama neşe dolu bence :) Bugünlerde hepimizin böyle cıvıl cıvıl şeylere ihtiyacı yok mu???

Not: bappa benim sözlüğümde ayakkabı demek.Örnek cümle içinde kullanmamız gerekirse ; bappam çözüldü demek ayakkabım çözüldü,bağcığı açıldı falan demek :)
{ 4 comments }
Okumanızı tavsiye ediyorum…
Bugün Hürriyet Gazetesi’nde Ahmet Hakan’In bir yazısını okudum ve gerçekten hislerimi,ülkemizin gidişatına benim tepkimi açıkça ortaya koyuyordu.Atatürkçü bir üniversite öğrencisi olarak herkesin kzıdığı bir takım olayalara ben de tepkisiz kalamıyorum fakat bunu AKP’li %47 ve diğerleri diye ayırmanın yanlış olduğunu düşünüyorum.Çünkü şu an ülkemizde yapılmaya çalışılanın başı açık-kapalı; Türk-Kürt düşmanlığı doğurarak bölünmeye çalışılması olarak görüyorum ve bu olaylar karşısında sadece korkuya kapılabiliyorum.Çünkü daha fazlasını yapmanın başklarının işlerine yarayacağını adım gibi biliyorum.Bu hafta (30 Mart) İzmir’deki eyleme katılacağım çünkü daha işe başlamamış bir insan olarak 65 yaşına kadar çalışmayı hayal edemiyorum ve ben o yaşlarımda torunlarımla parklarda olmak istiyorum.Fakat başka konularda insanları bölecek konularda hiç bir zaman militanca yaklaşmak istemiyorum.İşte Ahmet Hakan’ın yazısı da tam bunları anlatıyor.
İki aradan bildiriyorum
AÇIKÇA ilan ediyorum:Ben bu itiş kakışta taraf değilim!
“Ergenekoncular” ile “Kapatmacılar” arasındaki “kılıç kalkan oyunu”nun tarafı olmak istemiyorum…
Savcılardan savcı beğenmek istemiyorum…
Davalardan dava seçmek istemiyorum…
İddianamelerden iddianame tercih etmek istemiyorum…
“Kılıç şakırtıları” arasında cereyan eden şu tuhaf “güç oyunu”nun ateşli tarafgirlerinden biri olmaya “hayır” diyorum…
“Ya ’Kapatmacı’ olacaksın ya da ’Ergenekoncu’… Seç safını!” şeklindeki tercih dayatmasına var gücümle itiraz etmek istiyorum…
Düşünce özgürlüğünü ayaklar altına alan “Kapatma Davası” iddianamesine de…
Ortada bir iddianame olmadan bazı insanların 8 aydır tutuklu bulundurulmasına da…
Gür bir sesle “Hayır” demek istiyorum…
En tartışmalı gerekçeleri, en sudan sebepleri “iddianamesi”ne yazarak bir partinin kapatılmasını talep eden “savcı” da…
80 yaşını aşmış bir yazarın sabahın dördünde evine baskın yapılması talimatını veren “savcı” da…
Gelecek Türkiye’si adına…
Beni umutsuzluk girdabına sürüklüyor…
“Sizin savcınız bizim partiye kapatma davası açarsa, bizim savcı da sizin adamlarınızı işte böyle gözaltına alır” tarzındaki yaklaşımın hiçbir yerinde olmak istemiyorum…
“Dün ben mağdurdum, sen oh olsun diyordun; şimdi sen mağdursun, ben oh olsun diyorum” şeklindeki ilkel rövanş histerileri karşısında safını seçmiş bir adam pozisyonuna düşmek istemiyorum…
Ne dünün “savcı odalarında çay içerken” sözüm ona ele geçirdiği iddianamelerle adam asan Tuncay Özkan’ı olmak istiyorum…
Ne de bugünün “Durun bakalım… Daha kimler gözaltına alınacak!” falan diyerek “avcı gazlaması” yapan Şamil Tayyar’ı olmak istiyorum…
“Parti kapatma” davasıyla sandıkta bükülemeyen elin mahkeme salonunda bükülme gayretine de…
“Ergenekon” operasyonu adı altında düzenlenen “cadı avı partileri” eliyle muhaliflere gözdağı verilmesine de…
Şiddetle karşı çıkıyorum…
* * *
Bir “savcı”ya karşı başka bir “savcı”nın…
Bir “dava”ya karşı başka bir “dava”nın…
Bir “iddianame”ye karşı başka bir “iddianame”nin…
Piyasaya sürüldüğü ya da devreye sokulduğu bu çok tehlikeli savaşın, geleceğimizi karartacağını görüyorum…
Dehşete kapılıyorum…
Yüzde 47 oy almış, 6 yıldır iktidarda olan bir partinin liderinin bu tehlikeyi fark etmemesi karşısında kapıldığım dehşet duygusu bin kez daha artıyor!
Bu durumda “safımı seçmek” yerine “saf seçme” durumunda kalmaya isyan ediyorum… Kısacası…
Kılıç şakırtıları arasında geçen bu tuhaf güç oyununda “kılıçsızım” demeyi…
Herkesin tarafını seçtiği şu fitne zamanında “iki arada bir derede” kalmayı…
Şeref sayıyorum…
{ 0 comments }
Çocuk İstismarını Durdurun {MiM}

Bu seferki mimim eşinden bağımzılığını koparan :P ve kendi blogunu açan Meral Alabaz’dan geldi.Fakat bu seferki mim benim için çok önemli ve bence şu an ben bu yazıyı yazarak bir sosyal sorumluk projesinin parçası oluyorum.Burada çocuk istismarıyla ilgili ahkam kesmek istemiyorum fakat şu sıralar benim canımı en çok yakan filistinli çocukların çektikleri haberlerde görmeye dayanamıyorum.Google’a filistin yazarsanız ilk çıkan sonuçlar ve görseller hep filistinli çocukların çektikleriyle ilgili…Tabiki bu aslında konumuz değil yani orda yapılan çocuk istismarı değil katliamı… Benim aklım küçücük ve masum insanlara bunları yapmayı alacak kadar büyük değil sanırım.
Benim hep çocukken dinlediğim şarkı dendiği zaman Leman Sam’ın Allah kolaylık versin,sevda bu delicesine , eyvahlar olsun eyvah sevdik ah körü körüne diye uzayıp giden şarkısı geliyor.Klibinde tavuklar (tavuktu sanırım) kafa salalrdı … Hala acaip bir neşe içinde söylüyorum bu şarkıyı :)) ve son olarak ben de dilekim ve elektroseyir‘i ÇOCUK İSTİSMARINI DURUDURUN demeye çağırıyorum.
{ 1 comment }
Ales 2008 İlkbahar Dönemi
Oh en sonunda OSYM ALES tarihini ve başvuru süresini açıkladı.Sözde ben şu sıralar boş kaldıkça bir kaç ALES testi çözecektim ama herzamanki gibi yalan oldu daha ALES kitabı bile almadım :) Neyse efendim Akademik Personel ve Lisans üsüt eğitim sınavına girmek isteyenler 25 Mart-11 Nisan 2008 tarihleri arasında başvurularını başvuru merkezlerinden yapabilirler.Sınav ise 11 Mayıs’ta… Sınavla ilgili ücretlere de açıklık getireyim…
Sınav ücreti :40 YTL
Kılavuz Ücreti:2 YTL
Başvuru Hizmet Ücreti : 3 YTL
Sınavla ilgili basın bültenine buradan ulaşabilirsiniz.
{ 1 comment }
ubuntuda alt yazı sorunu :)
Kaç gündür dizilerimin altyazılarını açamadığım için izleyemiyordum.Dün Omar‘ın da yardımlarıyla hallettik.Mutlu mesut How I met your mother ‘ a başladım.Belki ubuntu 7.10 kuran arkadaşlarda aynı sorunla karşılaşırlar diye çözüm önerimizi sunuyorum.Öncelikle applications>ses ve video>vlc media player diyerek VLC yi açıyoruz.Dosya>dosya aç diyerek ilk sekmeden göz atla videomuzun aadresini yazıyoruz,daha sonra use a subtitles files diyerek advanced settings i açıyoruz.Text encoding : ISO-8859-9 şeklinde ayarlıyoruz.Eğer altyazı zamanlamada sorun varsa gecikme kısmından ileri ya da geri yaparak zamanlamayı da ayarlayabiliyoruz.Daha sonra subtitle klasörünü de seçerek filmimizi ya da dizimizi izlemeye başlayabiliriz… İyi seyirler :)
{ 5 comments }
OOXML’e karşı imza kampanyası

Biraz önce yeni bir blogla tanıştım.Blog : birazkişisel :) Tekrardan,yeni ve acemice adım attığım linux ile ilgili haberler dikkatimi çekti ve OOXML nedir onu öğrendim bunun yanısıra 30 Mart’ta TSE’nin özgür yazılım hakkında bir karar vereceğini duydum.30 Mart’ta çıkacak olan kararın özgür olması için bir imza kampanyası başlatılmış, hedef 30 Mart’a kadar 3000 imza.Ben kendi adıma desteğimi verdim aynı şekilde sizden de duyarlılığınızı bekliyorum.Microsoft’un tekelinin yıkılması (ki şu aralar acaip gıcığım) için bu kampanyaya destek verin.Buradan katılabilceğiniz imza kampanyası bir dakika dahi vaktinizi almaz …
{ 1 comment }








