Pagerank Güncellemesi

30 Nisan, 2008

(8) Yorum

Bu gün google reader ‘dan sevdiğim blogların RSS’leri okurken uzun süredir beklediğim bir haberi aldım uyuyang‘tan :) Pagerank güncellemeleri gerçekleşmişti.Aslında bir kaç yerde okumuştum bu ay sonu mayıs başı gibi gerçekleşeceğini… Hemen heycanla sitebilgi.net e girdim bir de baktım ki benim pagerank hala 0(Koca bir SIFIR). Açıkçası çok moralim bozuldu. Bilen arkadaşlar biliyor iyte.org lu domainden buraya geçince tüm site değerlerim düştü ve hala onları toplamaya çalışıyorum. Neyse daha sonra başka sitelerden pagerank ölçmeye çalıştım.Sonucu merak ediyorsunuz belki ama ben de pek emin değilim kimi 0 yazıyor kimi 3.Umarım 3′tür.Çünkü her ne kadar blogu zevk için yazsam da site istatistiklerimin yüksek olması beni çok mutlu ediyor.Neyse şimdilik tüm blog camiasında bu güncellenmenin yorumlanmasını,değerlendirilmesini bekliyorum.Olaylar bir netlik kazansın,herşey kesinleşsin biz de ona göre blogumuzu daha iyi yerlere taşımanın yolarını düşünelim.

Canon 350D

28 Nisan, 2008

(14) Yorum

Haftalardır babamın başının etini yiyordum ben fotoğraf makinası alıcam diye ama ben kendi bütçeme göre makinalara bakmıştım hep.En iyi özellikler ve en cazip fiyat hep fujifilm de vardı…Neyse benim babamın bazı konularda takıntıları var ve fotoğraf makinası konusundaki de ya NİKON ya da CANON olacak şeklinde… Ben de hadi baba sözü dinliyeyim deyip elimde avucumda ne varsa bu makinaya verdim… Burdan aile yetkililerine duyurulur yardımlarınızı bekliyorum :P Neyse şaka bir yana gittim Teknosa‘dan Canon 350D ,çantası,kartı falan filan aldım.Koştura koştura eve gelip açtım.Neymiş efendim önce pili şarj olacakmış.Bu olaya hep gıcık olmuşumdur.Ulenn ilk heves bir denemek,oynamak istiyorum…Yok saatlerce bekle işin yoksa. Ne yapalım bekledik artık.Ondan sonrada başladım fotoğraf çekmeye.Otomatik ayarlarda gayet güzel çekiyor ama bu makinanın amacı zaten profesyonel olması ve çekilen fotoğrafların benim yaratıcılık eserim olması… O nedenle 160 sayfalık kullanıcı kılavuzunu okumaya hatta çalımaya başladım.Azimle 70 e kadar geldim ama o üniteler kolaydı.Neyse şimdi yeni hedefim makinayı şenliklere kadar iyice öğrenmek ve sonrada düğün fotoğrafçısı gibi şenliklerde fotoğraflar çekmek.Bu fotoğrafları yayınlamak için de blogda yeni bir düzenlemeye gitmeyi düşünüyorum ama bu düzenlemenin ne olduğuna henüz karar veremedim.Flickr eklentisi mi kursam yoksa ayrı bir sayfamı yapsam??? Ya da başka fikri olan var mı??? Şimdilik elimde sadece Nilay’ımın pijamalı pozları olduğu için yayınlayamıyorum.Takipte olun…

Wordpress 2.5.1

26 Nisan, 2008

(2) Yorum

Sabah sabah bloguma gelen yorumları onaylamak için bir giriş yaptım bi de ne göreyim wordpress’İn yeni sürümü olan 2.5.1 yayınlanmış.Bu sürüm wordpress 2.5 ile gelen hataları kapatmak için yapılmış bir sürüm.(Ben pek bir hata görememiştim ama :) )Neyse daha önce de bahsetmiştim automatic upgrade eklentisinden o işleri çok kolaylaştırıyor..Sizlerde kurmak isterseniz önce bu yazıyı okuyun.Daha sonra da wordpressinizi yenileyin…

Modern Control Engineering…

25 Nisan, 2008

(5) Yorum

Hehe bugün Yasin‘in blogunda bir resim gördüm malum kaderimiz aynı olduğu için hemen yazmış işte size bir geribeslemeli kontrol sistemi diye… Ben de kendi blogumda paylaşmak istedim.Geri beslemeli sistem nedir diye soranlar için bence gayet güzel özetlese de fotoğraf ben kısacık anlatayım.Bir sisteminiz ya da devreniz var ve bu devrenin çıkışı tekrar girişine giriyor… Fotoğraf yeterince anlatıyor mu???

Arık bu blog okuyucuları da bu bilgiyle (kontrol sistemlerinin temeli) birer kontrol mühendisi sayılabilirler :P

Ubuntu 8.04 yayinda…

25 Nisan, 2008

(3) Yorum

Daha önce şu yazımda artık windowsa küsüp tekrar ubuntuya döndüğümü burada da ubuntuda film ya da dizi izlerken altyazı sorunun nasıl çözüleceğinden bahsetmiştim. Bu günde sizlere Ubuntunun yeni sürümü Ubuntu 8.04 yayınlandığını haber vermek istiyorum.2011 yılına kadar desteklenecek olan bu sürümü ister bu adresten downloand edip kurabilirsiniz isterseniz de burdan Cd lerinizi isteyip ücretsiz sahip olabilirsiniz.

Misafire hazirlik var…

24 Nisan, 2008

(5) Yorum

Ayy bu hafta gün bendeymiş… Çok geç haberim oldu.Neyse öğrendiğimden beri başladım hazırlık yapmaya malum tek yapmayı bildiğim şey fırın makarna eee bu kadar kişi altınını alıp geliyor bir fırın makarnayla savuşturulur mu hiç… Zaten Omar doymaz o kadarcık şeyle :P Neyse hiç bir masraftan kaçınmadım bir sürü malzeme aldım kendi ellerimle oturup börekler açıcam.(Çünkü dilekim dışardan bişiler yemez)Malum çağımız internet çağı bir kaç tane de yemek tarifi buldum. Tüm haftasonu bendeyiz hayatta bırakmam :P Bakalım kimler erkenden gelip bana yardım edecek :) Neyse ben hazırlıklara başladığımı duyurup herkesi erkenden bekliyorum…

Neyse ben herkes gelmeden fırın makarnamın tarifini vereyim de belki yapmak isteyen olur.
fırın makarna


malzemeler:
(Allah ciddi ciddi tarif yazıyorum.)

1/4 paket sana yağ;
1 Yemek kaşığı çiçek yağı;
4 Yemek kaşığı un;
1 litreden 1 su bardağı az 0.75Lt. süt;
1 parça tavuk göğüsü;
1 paketten biraz az makarna;
Yarım paket kaşar(hani yuvarlak pakette oluyor ya kaç gram bilemiyorum şimdi :) )

Yapılışı:
*Bir tabağa kaşarı rendeliyoruz ve daha sonra kullanmak için bekletiyoruz.
*Öncelikle küçük bir tencerede tavuklarımızı haşlıyoruz.
*Tavuklarımız haşlanırken bir 5-10 dakika sonra bir tencereye de biraz su koyuyoruz ve biraz tuz ve bir iki damla yağ koyuyoruz ki makarnalarımız yapışmasın.
*Tavuklarımız haşlandıysa alalım ve soğumaya bırakalım.
*Makarnayı koyduktan yaklaşık 10 dakika sonra başka bir tencereye (sonunda evdeki herşey kirlenecek yoksa makarnanın tadı çıkmaz!) Sana yağ ve ay çiçek yağımızı koyuyoruz ve eridiği zaman unu boşaltıyoruz.
*Daha sonra 4 kaşık unumuzu koyup çok az kavuruyoruz.
*Unlar hafif pembeleşirken yavaş yavaş hem süt ilave edip hem de karıştırıyoruz.(Burası en önemli aşama sürekli karıştırmazsanız tencereye yapışıyor.)
*Fırını ısınması için 200 dereceye ayarlıyoruz.
*Bu aşamada iki kişi gerekli çünkü bir kişi sürekli karıştırırken diğeri tavukları ve makarnayı hazırlamalı.
*Daha sonra haşlanan tavuklarımızı elimizle küçük küçük didikliyoruz.(Bu aşamada eliniz biraz yanabilir.)
*Pişen makarnamızı süzüp borcama bir sıra diziyoruz.Araya tavukları serpiştiriyoruz.Daha sonra tekrar makarnayı diziyoruz.
*Herşeyi borcama dizdikten sonra koyulaşıp pudingten hafif cıvık kıvamda olan sütlü sosumuzu (Beşamel Sos) makarnamızın üstüne döküyoruz.İyice içlere kadar işliyor.
*son olarak da rendelenmiş kaşarlarımızı üstüne serpiştirip önceden ısıttığımız fırına sürüyoruz.Kaşarlar kızarana kadar bekleyip alıyoruz.
AFİYET OLSUN…

Blog Ödülleri için Oylama Başladı

21 Nisan, 2008

(3) Yorum

15 Nisan akşamı başlaması beklenen ve daha sonra 21 Nisan tarihine kadar uzatılan blog ödüllerine katılımlar tamamlandı ve oylamalar başladı.5 Mayıs 2008 tarihine kadar sürecek oylamalar sonucunda çeşitli kategorilerde en iyi (en çok oy alan) bloglar seçilecek.Ben ve blogum kişisel kategorisinde yarışıyoruz yarışmanın sonucu ne olur az çok belli ama önemli olan yarışmaktı diyebilmek güzel.Neyse eğer daha detaylı bilgi isterseniz bu yazımda ve bu yazımda blog ödüllerinden bahsetmiştim.Oy vermek için tek yapmanız gereken kayıt olmak ve ardından giriş yaparak her kategori için beğendiğiniz bloga oy vermek… En önemlisi ise mail adresinize gelen aktivasyon mailini onaylamanız aksi takdirde yapmış olduğunuz oyla sayılmayacak.İyi olan kazansın :)

İzmirli Blogcular toplandı…

20 Nisan, 2008

(7) Yorum

Haa ben İzmir’li değilim… Dün Eren sen Muğla’lı mısın? diye sordu ben de HAYIR FETHİYELİYİM şeklinde yanıtladım.Ama gene de dün Türk Blog Yazarları İzmir Buluşmasına katıldım.İyi ki de katılmışım beni en çok mutlu eden Başak’la tanışmak.Bazı arkadaşları blogları vasıtasıyla tanıyordum bazılarıyla da dün arkadaş olduk.En ilginci ise blog yazarı olmadığı halde arkadaşları vasutasıyla aramıza katılmış Eren’in liseden arkadaşımız çıkması… Bence ilk buluşma olduğu için biraz ilk anlarda donuk geçti ama bence bu ilk buluşma kaynaşma için iyi oldu artık öbür aykinde direk geyik muhabbetiyle olaya dalıcaz… Bu arada wolkan taaa İstanbul’lardan gelip bizi şereflendirdi ama Konak Pier Home Store’dakiler bize kazık attılar… Başak’cım önceden konuşmuş rezervasyonumuzu yaptırmış sağolsun ama neymiş efendim onlar hep yemekli rezervasyon yapıyorlarmış… Ulan suyun 2.25YTL olduğu yerde o kadar adam ne yiyelim biz ayrıca yemek yemek isteyen vardır istemeyen mesela annemle babam dilekle beni tıka basa doyurup yolladılar.Ben vereyim size yemek parasını ama bana yemek yedirmeyin durumundaydık…Neyse biz de çektik restimizi ve soluğu çimlerde aldık ki bence bi daha ki buluşma gene çimlerde olmalı… En azından herkes birbirinin yüzünü görür ohhh muhabbet gırgır şamata…. Neysem katılan herkese teşekkürler çok güzel bir organizasyondu… Bu arada paylaşmak için Başak’ın blogundan bir kaç foto çalıyorum :P İnşallah yakalamaz beni…

Bu hafta şeker gibi sohbet ediyoruz…

19 Nisan, 2008

(1) Yorum

Bu hafta blog günü çok şeker birilerinde Gizem’e gidiyoruz konuk olarak :) Blogunun adı blogshekeri ve gerçekten de şeker gibi bir blog :) Gizem’i bloggünü etkinlikleri ile tanımaya başladım ve sanırım onda bazı yönlerden kendimi görüyorum bazı yönlerden de tam zıttım !!! mesela blogundan edindiğim bilgilere göre uyumayı,blog yazmayı çok seviyor.Sürekli ders çalışmak zorunda çünkü ÖSS ye girecek ve o da benim yaşadığım gibi hem çalışıp hem de sürekli şikayet ediyor… Ama bana uymayan yönleri de yok değil! Yüzmek (sudan nefret ederim),yürümek (her türlü şartın sağlanması lazım kolay kolay yürümem:P ) İŞte şimdilik tanıdığım kadarı ile Gizem böyle bir arkadaşım,bu hafta ona gidiyorum ya altın gününe daha da kaynaşıp sıkı fıkı oluruz.Blogla ilgili düşüncelere gelince bence sürekli ÖSS gibi bir iletle uğraşmak zorunda olan birisi için tam bir sığınma mekanı ve çok güzel bir kişisel blog.Neden derseniz içinden ne gelirse onu yazıyor(aynı ben :P ) ve gelen konukları hoş göndermeyi biliyor…tek kusuru canı sıkkınken bitişik yazıyor ve bunları okumak beni yoruyor :P… Neyse ben gidiyorum biraz yiyelim,içelim,eğlenelim,dedikodu yapalım…siz de ayrıntıları pazar günü Gizem’den alırsınız :)

Not: Arkadaşlar ben aslında altınımı cuma akşam yayınlanması için postaya vermiştim ama postada takılmış o nedenle yazı biraz gecikmiş yayınlandı. Çok özür dilerim…

Günlük gibi gündelik gibi…

16 Nisan, 2008

(1) Yorum

Bir kaç gündür blogl ilgilenemedim.Fakat çok yoğun şekilde sınavlara girip çıkıyorum.Eee az çok sağlama çıkabilmek için de birazcık çalışmak gerekiyor :) Neyse cuma ve haftaya salı iki tane kazık diye tabir edebileceğim sınavlar var.Cuma günü sabah 9 akşam beş aralıksız 8 saat sürecek bir olasılık sınavım var :( yanımda minder falan götürücem.Salı günü de verilog var ki hiç sormayın çünkü en ufak bir fikrim yok :( Neyse ilk sınavın günahı olmaz deyip hepsine girip çıkıyoruz…Okulla ilgili ayrıntılar böyle başka da hayatımda şu aralar pek birşeyler yok.Bu arada bu hafta bloguma yorum yapan ve iletişim formundan sorular soran arkadaşlarım baya fazlaydı affınıza sığınıp cevap verme olaylarını haftaya erteliyorum.Zira ders çalışmaya başlamak için 14 dakkam var :) (çok planlı programlıyımdır :) ) Haa bi de bugün heyecanla blogödülleri başlayacak diye beklerken bir de baktım ki 21 Nisan’a kadar uzatılmış başvuru süreleri açıkçası bu tarz şeylere biraz gıcık oluyorum.Bir etkinliğin ya da organizasyonun profesyonelliği bence kurallarının önceden belirlenip uygulanmasındadır.Süre neden uzatıldı bilmiyorum ama benim tahminim daha fazla katılım sağlanması için … Neyse bakalım bekliyoruz şimdilik benden bu kadar 10 dakkam kaldı…