2008 Kasım — BasakEsin 2008 Kasım » Archives » BasakEsin

From the monthly archives:

Kasım 2008

Bloglara yeni bir reklam anlayışı goinger…

yazan BasakEsin , 27 Kasım, 2008

goinger

Bugün twitter’da wolkan‘ın yaptığı bir yorum ile Hasan Toprakkaya‘nın friendfeed’inde tanıştım goinger ile. Goinger tamamen Türkçe ve early beta aşamasında olan bir reklam modeli. Goinger, HostBul.net ve bobiler.org‘un sahibi Ozan Bey’in projesiymiş. Özetle sitenizdeki linklere reklam alıyorsunuz. Hem de reklam şirketlerini,hangi linklerde reklam yayınlanıp hangisinde yayınlanmamasını istediğinizine göre kendiniz belirliyorsunuz. Ve en güzel yanıda yayınlamaya başlamanın çok kolay olması. Üyeliğinizi aktif hale getirdikten sonra verilen kodu sayfanıza ekler eklemez reklamlar yayınlanmaya başlıyor. Ben güzel bir iş olduğunu düşünüyorum bakalım zaman gösterecek bu sistemin kalitesini ama ben umutluyum… Denemek isterseniz hemen goinger‘e üye olup başlayabilirsiniz. Reklamların nasıl olduğunu görmek için ise basakesin.net’teki herhangi bir reklama bağlantıya tıklamanız yeterli :)

{ 27 comments }

Blogların Wikisi MEDYAZ

yazan BasakEsin , 27 Kasım, 2008

medyaz

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından hazırlanan Medyaz web siteleri ve bloglar için bir wiki. Bu site aracılığı ile blogunuzun istatiksel bilgilerini,blogunuz haakkında genel bilgileri paylaşabiliyorsunuz. Ayrıca site kayıtlı bloglara bir Medyaz Rank değeri veriyor ve sizin kaçıncı sırada yer aldığınız söylüyor. Eğer blogunuz kayıtlı değilse bence bir an önce kaydettirin.Çünkü Türkiye’de bloglarla ilgili yapılan işlerin desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bence çok güzel olmuş. Bunda tabi www.basakesin.net‘in sıralamasının (24.942 sitede 481. sıradayım) bana göre iyi olması da etken olabilir. Ama kullanımı çok kolay ve yararlı bir araç olmuş Medyaz.

{ 1 comment }

Köprüler…

yazan BasakEsin , 23 Kasım, 2008

Farkettiyseniz bu aralar hep günlük şeklinde yazıyorum çünkü yeni yazı hazırlayacak hiç zamanım yok. Malum sınavlar, tez, projeler, almanca derken geriye zaman kalmıyor. Neyse ki salı günü vizelerin ilk kısmı bitiyor bayram sonuna kadar rahatız :) gerçi bayram dönüşü çok feci şekilde bir dönüş olacak ama neyse… Bu hafta sonu Almanca sınavım var gene inşallah 3. kuru da bitiriyorum. Kelimeleri bir ezberlesem bülbül gibi şakıcam ama ??? Bu arada havalar artık iyice soğumaya başladı zaten bildiğiniz üzere İzmir’in kızları ve havası pek meşur :) Bir açıyor, bir kapatıyor… Dengesiz bir şey işte :) Ya yağmur yağsın malum su lazım ama hava soğuk olmasın istiyorum ya :) Hayır soğukta insan ders çalışamıyor o bakımdan yani :P Neyse ben içimden geldi yazmak istedim. Bu arada babama bir arkadaşı hediye CD almış, ben daha önce hiç dinlememiştim belki siz de bilmiyorsunuzdur. Köprüler/iki Dünya; bu albümde birbirinden özgün sanatçılar yer alıyor. Birazcık size bu albümden de bahsedeyim. Hepimizin kulaklarında klasikleşen şarkıları bizim ezgilerimizle birleştirmişler… Albüm açıklaması için değişik kaynaklarda şu sözlere yer veriliyor:

Köprüler 2 Dünya Klasik Batı Müziğiyle kendi coğrafyamızın müziğini uyumlu biçimde harmanlıyor ve de doğu ve batı arasında notalar aracılığıyla mükemmel bir köprü oluşturuyor.
Klasik müziğin ustalarının ezgilerini aralarında Erkan Oğur, Okay Temiz, Halil Karaduman, Ercan Irmak,Ahmet Koç gibi virtüözlerin katkısıyla dinleyiciye sunuyor. Gürol Ağırbaş’ın düzenlemeleri bu eşsiz parçaları şaşırtıcı bir dünya müziğine dönüştürüyor.

İlk dinlediğiniz zaman insanı bir sinir ediyor bu ne şarkıyı ne hale getirmişler diye ama dinledikçe insanın hoşuna gidiyor… ben de çok beğendim :) Haa buraya nerden geldik derseniz albümün ilk şarkısı Antonio Vivaldi’nin Dört Mevsimi :) Kısacık sözlerde eklemişler… Özellikle Sami Özer’in “Bıktım artık dünyanın kışından gel ey güzel ilkbahar” diye girmesi beni benden alıyor :) Bu arada popüler kültür ve müzik dersi almam ise her şarkıya bu popüler kültürün ürünü müdür şeklinde bakmama neden oluyor fena halde paranoya yapıyorum :P

Albüm içeriği :

1. Four Seasons – Spring / Antonio Lucio Vivaldi
2. Hungarian Dances / Johannes Brahms
3. Pavane / Gabriel Urbain Foure
4. Carmina Burina / Carl Orff
5. Adagio / Tomaso Giovanni Albinoni
6. Concierto de Aranjuez / Joaquin Rodrigo
7. Carmen / Georges Bizet
8. Bolero / Mourice Ravel
9. Eine Kleine Nacht Musik / Wolfgang Amadeus Mozart
10. From The New World / Antonio Dvorak

{ 3 comments }

Sıkıntı

yazan BasakEsin , 19 Kasım, 2008

Farkındayım başlık çok saçma oldu ama canım çok sıkılıyor ya!!! Cuma günü telekomdan(haberleşme dersi) sınavım var ve ben çalışmama rağmen hiç bir şey yapamıyorum hiç kendimi bu kadar salak hissetmemiştim. Bir de 2.-3. sınıfta aman bir ders kalsa nolur diyorsun ama son sınıfta öyle olmuyor işte… Mezuniyet korkusu felaket birşeymiş… Sadece ben yapamasam tamam ben de problem diyecem ama kimse yapamıyor o daha kötü bana anlatabilecek bir insan evladı yok :( Öyle işte hadi ben gene çalışmaya devam edeyim böyle bloga yazmayla geçemicem bu dersten :( İçimden geldi yazdım… Son sınıfta okuyan herkese Allah kolaylık versin :)

{ 4 comments }

KYK yönetmeliği değişsin!!!

yazan BasakEsin , 14 Kasım, 2008

Off ya bugün benim boş günüm sabah aheste aheste kalktım gittim kahvaltılık birşeyler aldım. Odaya bir geldim idareden kontrole geldiler. Neymiş efendim ketıl varmıy mış… Yalan atamadım kadına baka baka orda bir bloka yetecek kadar bardak,çay,kahve, şeker dururken;yok diyemedim. Neyse ketılı yurttan götürmem şartıyla anlaştık almadılar bugün eve götürcem :s. Neyse olay bu değil(bu aslında da), bizler yurdumuzu öve öve bitiremiyoruz; vay efendim şöyle güzel böyle güzel diye. Onlardan çok biz onların reklamını yapıyoruz. Adana’da IEEE kongresini İYTE’ye kazandıran en önemli etken bir kere yurtlardı(başka etkenlerde vardı tabii :) ) Neyse daha önceden okuduysanız biliyorsunuzdur ben KYK’nun özel statülü bir yurdunda kalıyorum.Odalarımız 2 kişilik tuvalet,banyo,mutfak içinde tatil köyü havasında… Asıl komik olanı ise 8 priz (ki bunların 3ü mutfakta) bulunan bir odaya devletimiz sağolsun paraya kıyıyor mini buzdolabı da alıyor. Ama ketıl yasak!!! Şimdi güler misin ağlar mısın??? Madem elektrikli aletler yasak yurtlarda, yazık değil mi devletin parasına her odaya mutfak,bilmem kaç priz,buzdolabı ve TV dolabı yaptınız… Buzdolabı koydunuz TV ihalesini bekliyorsunuz… Haa bu konuda yanlış anlaşılmasın bizim yurdun yöneticilerine kızmıyorum napsın insanlar mecburen yönetmeliği uyguluyorlar. ISO belgesi alacakmışız bu sene ayrı bir denetim var :) Ya devlet baba sağolsun bu kadar yurt yapmış,böyle imkanlar sağlamış ne olur yönetmeliğin bir maddesini değiştiriverse… Her seçim öncesi anayasanın bile altı üstüne geliyor… Neyse KYK’ya dilekçe yollucam olumsuz cevap gelirse tüm blogcuları bana destek olmaya çağırsam yardım eder misiniz :P Bize sorun değil ben liseyi de yatılı okudum ketıl da kullandım :) Şurda gitmeme 5-6 ay kalmış idare ederim de yeni gelenlere bir kıyağımız olsun yapabilirsek :)
Bu da yurt odalarımız :

{ 14 comments }

ALES kartım da gelmedi…

yazan BasakEsin , 13 Kasım, 2008

Yok artık ben problemin ben de olmadığına inanmış durumdayım… Ya çıldırcam ÜDS için adres evi vermiştim giriş kartım gelmedi bir sürü gezindim çıkarttırmak için şimdi eve gelmiyor yurda kesin gelir dedim yurdun adresini verdim bu sefer de buraya gelmiyor ağlamak istiyorum. Hadi benim cuma okulum yok gidiyorum kartımı çıkarttırıyorum cuma okula gidenler napsın ya… Niye böyle son dakkada açıklarlarki ger.i daha internette görünmüyor bile nerde gireceğimiz offf offf.

{ 7 comments }

basakesin.net’e yeni logo

yazan BasakEsin , 11 Kasım, 2008

Herkese merhabalar :) basakesin.net in artık yepyeni bir logosu var. Omar sağolsun bana logo yapıverdi gerçi onun için küçük bir iş olsa da benim için baya büyük bir şey… Ondan burdan kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Omar bak ne de kibarım :P İşte logom bakalım beğenecek misiniz???
basakesin.net

Bu arada madem yazmaya başladım günlük kıvamında devam edeyim. Haftaya bir yarışmaya katılıcaz Gökcan’ımla çılgın iş fikrimizle bakalım olursa süper olacak böylelikle emekli olan babalarımıza da iş imkanı çıkacak :) Ama şimdilik bu iş fikri sır annime bile söylemedim. Gerçi fikrin kalitesini ölçmek için bir kaç arkadaşa danıştık ama 1 si hariç hepsi çok beğendi… O birinden de bir hayır beklemiyoruz zaten :P Onun dışında tez iyice yoğunlaşmaya başladı. Gökcan’ım bana bugün küçücük fare aldı birazdan onunla antenlerimi çizicem. Ben yeni bir şey aldım mı hemen kullanmak, giymek vs. isterim. Belki yeni faremin gazıyla tez ödevimi bitiriveririm. Bu arada sınavlar fena başlıyor perşembe anten sınavım var… Sonra da TELEKOM!!! Bakalım napcaz? Almanca’da zorlaşmaya başladı ona da çalışmak lazım. Ayrıca twitter ve frienfeed kullanmaya başladım ama daha olaya çok hakim değilim saçma sapan şeyler yazarsam kusuruma bakmayın :P Bu günlük bu kadar ben azcık SuperNec ile anten çizeyim :)

{ 11 comments }

Rezonans Nedir?

yazan BasakEsin , 6 Kasım, 2008

Rezonans Nedir?

Rezonansı genliğin sonsuza gitmesi şeklinde tanımlayabiliriz.Periyodik bir etki altındaki sistemde salınımlar meydana gelir.Salınımlar sırasındaki yer değiştirme miktarına ise genlik denir. Bu salınımlar sistemin doğal frekansına eşit olursa genlik sonsuza gitme eğilimi gösterir bu duruma da rezonans denir.

Anten içerisinde ise elektronlar belli frekanslarda salınım yaparlar. Bu frekansa rezonans frekansı denir. Eğer gelen dalga rezonans frekansı ile aynı frekansta ise elektronlar bu dalganın uyarımlarına rahatça uyarlar. Aksi takdirde hareketleri zorlaşır. Bu şekilde antenler seçicilik görevi de yapmış olurlar.

Elektrik devrelerinde ise kapasitör ve endüktans öyle değerler almışlardır ki akım ve gerilim aynı fazdadırlar. Hemen hemen aynı anda maksimum ya da minimum olurlar.Kapasitenin akımı gerilimden öne götürmesi ve endüktansın akımı geri bırakması durumu L ve C değerleri ayarlanarak yok edilir. Bu devrelere de rezonans devreleri denir.

Antirezonans Nedir?

Bir elektrik devresinde empedans çok büyük ve sonsuza yaklaşıyor ise akım yok denecek kadar azdır.Böyle durumlara da antirezonans denir.

Rezonans Örnekleri :
rezonans

1- Tramplenle atlarken, atlet tramplende atlamak için yaylanır ve atletin frekansı tramplenin frekansına eşit olduğu anda maksimum yüksekliğe ulaşılır.

2- Tarihte rezonans olayı ile Sen Nehri üzerindeki bir asma köprünün yıkıldığı söylenmektedir. Köprüden uygun adımla geçen bir ordu titreşimler yaratmış ve ordunun frekansı ile köprünün frekansı aynı olduğu anda köprü yıkılmış,askerler de suya dökülmüştür. Bu nedenle Osmanlı ordularının köprüden geçerken serbest adımla yürüdüğü literatürü geçmiştir.

3- Devrelerde ise minimum empedans maksimum akıma ulaşma noktasıdır.

4- Ayrıca kimya alanında da titreşen atom ve moleküllerin uyarılması ile enerji seviyeleri değiştirilir. Böylelikle de karışık moleküllerin yapısı ile ilgili özellikleri belirlenir.

Referanslar :

http://www.scienceclarified.com/everyday/Real-Life-Physics-Vol-2/Resonance.html

http://www.bilgiustam.com/rezonans-nedir/ (ayrıca burada çok da güzel bir video var izleyebilirsiniz.)

{ 14 comments }

Sıradışı Yataklar

yazan BasakEsin , 5 Kasım, 2008

Ömrümüzün 3′te birini(benim için daha da fazla) uyuyarak geçirdiğimizi düşünürsek evimizdeki en önemli eşyalarımızdan birisinin yatağımız olduğunu hemencecik farkedebiliriz :) Ben de internette gezinirken çok değişik yatak tasarımlarını tanıtan bir yazı gördüm ve sizlerle paylaşmak istedim.

yatak 1
Resim: New York Times & Shawn Lovell Metalworks & Casket Furniture.

Tabut şeklinde olan pek hoş olmasa da ölümlü olduğumuzu her an bize hatırlatıyor. Ama ben sağ üsttekini beğendim en çok böyle ağaçlar filan çok güzel düşünülmüş. Soldaki yatağın pek birşeyi yok. Öyle manzaram olsa yatağa bile gerek yok manzaraya bak dinlen :P


Resim: Lectus and Techeblog and Tovdesign.

Bunlarsa tamamen eziyet amaçlı tasarlanmış olarak düşünüyorum. Mesela eve sevmediğiniz misafirleriniz gelirse bunlarda yatırabilirsiniz artık sabah ne şekilde uyanırlar bilemiyorum :)


Resim: Lomme

İlk fotoğraftan yatak pek romantik görünse de ben bunu da beğenmedim yatağın üstü kapalı bir kere kasvetli yani… Yanları falan da kapalı ne bileyim rahat görünmüyor bence :)


Resim: Come Up To My Bedroom exhibition and Architonic.

Soldaki yatak tamamen tehlikeli her an kutu üstüne kapanabilir… Havasızlıktan ölürsün mazallah hayatta güvenip böyle bir yerde yatamam, sağdaki bizim bildiğimiz yer yatağı bence artistlik yapıp halının altına saklamışlar :P


Resim: Le Beanock

Veee tatatatammm… Benim favorim felaket rahat görünüyor gerçi gece bunda uyunmaz ama şöyle insan yatsa sallansa bile uykusu gelebilir :) Neyse bu kadar çok yatak gördükten sonra her zaman ki iddiamı yeniliyorum. Şu KYK’nın yatakları kadar rahatı yok…(Ya da ben çok yorulduğum için hiç uyku problemi çekmiyorum.) Daha fazla tasarımlar görmek isterseniz yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz. Ben sadece fotoğraflara kendi yorumlarımı ekledim :)

{ 8 comments }

Sunucu Taşımaları

yazan BasakEsin , 5 Kasım, 2008

Dün kaç saat süreyle bilmiyorum ama uzunca bir süre bloguma ve blogumla aynı hostu kullanan bloglara ulaşamadık. Nedeni dreamhost‘un sunucuları taşımasıymış(Alp öyle dedi) neyse ben de acaip korkmuştum ama atlattık :) Bu konuda benden önce farkedip maille bana bildirip ilgilenen tüm arkadaşlara ve özellikle bıdı bıdımı çeken Alp‘e teşekkür ederim… Bu arada Alexa sıramda 302.691′e yükselmiş sevindirik oldum yahu :) Neyse yeni yazılar hazırlıyayım bari :)

{ 0 comments }