From the monthly archives:
Haziran 2009
yazan BasakEsin , 27 Haziran, 2009
yazan BasakEsin , 27 Haziran, 2009

Ne yazcağımı bilemedim , dün hayatımın en mutlu günlerinden birisiydi. Diplomamı aldım, aslında törene kadar çok heyecanlı değilim de tam sahneye çıkarken terliğimin ayağımdan çıkmasıyla tören heycanına kendimi kaptırdım. En son annemle babama sarılırken ağlıyasım bile geldi :) Artık Elektronik ve Haberleşme programını lisans seviyesinde bitirmiş olmanın tüm haklarına sahibim :) Yalnız kep bana hiç yakışmadı onu farkettim , ama babam diplomasını almadan emekliliğini getirdiği için hep içinde kalmış hemen benim kepi taktı fotoğraf çekildi ona çok yakıştı :) Eğer okulda devam etmezsem çok özliyeceğimi biliyorum okulu, daha 5. sınıf var oku deseler okuyacaktım ama gönderdiler :P Neyse darısı mezun olmaya çalışan arkadaşların başına :)
yazan BasakEsin , 23 Haziran, 2009

Ufffffffffff!!!! Yarın ben İzmir’e gidiyorum ve Ölüdeniz Festivali başlıyor çok mutsuzum :( Bu sene 6. sı düzenlenecek olan festival hem Fethiye’ye ziyarete gelen turistler için hem de Fethiyeliler için eğlenceli bir dönem oluyordu.Geçen senelerde akşamları uğrardık ama bu sene ben katılamıyorum çünkü yarın İzmir’e gidiyorum :( Bu sene de Sunay Akın’ın katılacağı Festivale eğer sizin yolunuz düşerse ya da buralarda tatildeyseniz bekleriz :P Festival sayfasına Oludenizfest.com adresinden ulaşabilirsiniz. Festival programına da buradan ulaşabilirsiniz.
yazan BasakEsin , 22 Haziran, 2009

Dün akşam Kanal D ‘de yeni bir yarışma başlamış, daha öncekiler gibi bu da yurtdışından uyarlanma bir yarışma. Aslında yarışma mantığı eğlenceli olabilir, belli süre içinde verilen görevleri yapmanız gerekiyor ama o telefon kulübesini arayan amcayı değiştirmek şart. Adamın bilgisayardan çıkan sesi ve aşağılayıcı konuşmaları ile yarışmaya 5 dakikadan fazla katlanılamıyor. Hele yarışan çocuğun adamın salak mısın aptal mısın tepkilerine sırıtarak cevap vermesi beni delirtti. Ne olur insan gibi yarışma yapın manyak manyak triplere girmeyin!
yazan BasakEsin , 21 Haziran, 2009
yazan BasakEsin , 21 Haziran, 2009
Öncelikle eşdeğer ilaç demek benzer ilaç demek değil tamamen aynı ilaç demektir. Birçok firma tarafından aynı etken maddeler ile farklı isim ve ambalajlar ile üretilir ve her firmanın belirlediği fiyat ile satılır. Doktorlar, hastaya röprazantların en iyi çalıştığı ilacı yazar yani reklamı en iyi yapılan ilaç yazılır ; fakat eczacı eşdeğeri olduğu sürece muadil kaşesi basarak herhangi bir ilacı verebilir.
Gelelim bu yazının yazılma nedenine; malum annem eczacı olduğu için ben de Fethiye’de olduğum zamanlarda onunla birlikte eczaneye gidiyorum ve genelde eczacılarla hastaların bu konuda karşı karşıya geldiğini görüyorum. Örneğin A,B,C firmaları X,Y,Z ilaçlarını üretiyor ve bu ilaçlar eşdeğer; bu ilaçların içinde en ucuzu A firmasının ürettiği X ilacı ve en pahalısı da C firmasının ürettiği Z ilacı. Doktorunuz reçeteye Z ilacını yazsa dahi devlet en ucuz ilacı ödüyor yani X ilacının fiyatı ne kadarsa devlet o kadarını ödüyor aradaki farkı ödemekse hasta yakınlarına kalıyor. Bu durumlarda ise eczacılar hastaları düşünerek en ucuz olan ilacı veriyor, ya da isteğinize göre Z ilacını veriyor fakat hasta yakınları her türlü tartışma yaratıyor.(Bu kızım biraz ÖSS sorusu gibi oldu) Hele ki nöbetin ilerleyen saatlerinde yorgunlukla bu tartışmalar dayanılmayacak boyuta geliyor. Bu nedenle bu yazıyı okuyanların eczanelere gittiklerinde bunun bilincinde olup eczacılara yardımcı olmalarını istiyorum :) Ayrıca Türkiye Eczacılar Birliği tarafından hazırlanmış bu konudaki reklam filmini buradan izleyebilirsiniz.
yazan BasakEsin , 18 Haziran, 2009

Reklam Televizyonu internet üzerinden reklam izleyerek puanlar kazanmanızı sağlayan bir sistem. Kazandığınız puanlar 250.000 e ulaştığı zaman puanlarınızı hızlıal.com da hediye çekine dönüştürerek kullanabiliyorsunuz. Sitenin oldukça fazla reklam sunması çok büyük bir avantaj iken verilen puan ve minumum aktarma tutarının yüksek olması insanın gözünü korkutuyor. Gelir elde edebileceğinizi düşündüğüm bir sistem değil fakat TV da hiç denk gelmediğim reklamları izleme fırsatı bulduğum için bana eğlenceli geldi. Eğer sistemi denemek isterseniz buradan üye olabilirsiniz.
yazan BasakEsin , 18 Haziran, 2009

Tanıtımını dün webrazzi blogunda okuduğum bir hediye sitesinden bahsetmek istiyorum. Banayolla.com “Sen iste senin olsun” sloganı ile yola çıkıyor ve çekilişle kullanıcılarına hediyeleri tamamen ücretsiz dağıtıyor.
Sistemden biraz bahsetmemiz gerekirse , siteye üye olduktan sonra her saat bir kere çekilişlere katılmak için adınızı yazdırma hakkınız oluyor. Yani saatte bir kere (düzeltme : bu süre her ürüne göre değişiyormuş) sistemdeki ürüne banayolla diyebiliyorsun ve ürün belli bir talep sayısına eriştiğinde sistem otomatik kurayı çekiyor ve hediyeniz size ulaştırılıyor. Kargo dahil sponsorlar tarafından karşılandığı için sizin tek yapmanız gereken banayolla demek. Gelecek günlerde hediyeler kazanılmaya başladıkça site popülerliğinin artması ile sponsor sayısının artacağını ve ürün değişim sürelerinin daha kısa olacağını düşünüyorum. Eğer siz de şansınızı denemek isterseniz buradan üye olabilirsiniz.
yazan BasakEsin , 17 Haziran, 2009
Okulun sonlarına doğru ne olur ne olmaz diyerek annemle babamın gazıyla KPSS’ye başvurmuştum. Her sınava olduğu gibi buna da çalışmadan girerim ; olduğu kadar modundaydım ki dün eczaneden karşı komşumuzun yapamadığı sorulara birlikte bakalım dedik ve o benim bittiğim an oldu. Ben ÖSS ya da ALES tarzı bir sınav olur diye bekliyordum. Hani bilmesen bile yorumlayarak biraz destekli sallanabilir gibi ama hiç de öyle değilmiş moralim bozuldu. Neyse zaten hiç de memur olmak istemiyorum :) TRT ve DHMİ stajı bana yetti :P Ama siz de sınava yaklaşık 10 gün kala azıcık bakayım,çalışayım derseniz geçenlerde domatessuyu‘nda gördüğüm bir siteyi sizlerle paylaşmak istiyorum. KPSS cafe :) Şu ana kadar benim göz attığım ve bilgi araştırdığım sitelerin içinde en iyisiydi…
Bakalım 26 sında mezuniyet akşama da arkadaşımın düğünü var :) Sınavda da muhtemelen oturmaya mı geldik modunda olucam :)
yazan BasakEsin , 16 Haziran, 2009
Firefox’um çöktünten sonra uzunca bir süredir Google Chrome kullanıyordum ama Chrome kullanmaya başladıktan sonra blogumun Alexa değerlerinde çok büyük düşüş yaşadım. Tabiki bunda az içerik eklemem ve ziyaretçi sayımdaki düşüşler etkili olmuştur. Ben de hadi bir daha Firefox’u Alexa Toolbar eklentisi ile kullanmaya başlıyayım dedim ve iki günde ziyaretçiç sayım değişmemesine rağmen Alexa değerim yükselişe geçti. Geçtiğimiz aylarda Alexa tarafından indekslemenin ve sıralamanın tüm kullanıcılara göre yapılacağı duyurulmuştu ama farkediyoruz ki hala toolbar kullanan okuyucusu olan sayfalara torpil geçiyor :) Bu nedenle Firefox’un bir daha ki çöküşüne kadar Firefox ile devam etmeye karar verdim. Unutulmamalıdır ki 2009 planlarımdan birisi de alexa değerimin ilk 100.000 e sokmaktı.(İş ve yüksek lisans ile biraz zor olacak gibi ama hayırlısı). Zaten girdiğim ve hoşuma giden blog ve sayfaları her seferinde sitebilgi.net ile aratmak zor oluyordu böyle aşağıdan Alexa değerlerine göz atmak daha kolay :)
Eğer siz de Firefox kullanıyorsanız ve gezdiğiniz sayfaların Alexa değerlerini merak ediyorsanız buradan eklentiyi indirip hemencecik kurabilirsiniz.