Skip to content

Blog Ödülleri için Oylama Başladı

15 Nisan akÅŸamı baÅŸlaması beklenen ve daha sonra 21 Nisan tarihine kadar uzatılan blog ödüllerine katılımlar tamamlandı ve oylamalar baÅŸladı.5 Mayıs 2008 tarihine kadar sürecek oylamalar sonucunda çeÅŸitli kategorilerde en iyi (en çok oy alan) bloglar seçilecek.Ben ve blogum kiÅŸisel kategorisinde yarışıyoruz yarışmanın sonucu ne olur az çok belli ama önemli olan yarışmaktı diyebilmek güzel.Neyse eÄŸer daha detaylı bilgi isterseniz bu yazımda ve bu yazımda blog ödüllerinden bahsetmiÅŸtim.Oy vermek için tek yapmanız gereken kayıt olmak ve ardından giriÅŸ yaparak her kategori için beÄŸendiÄŸiniz bloga oy vermek… En önemlisi ise mail adresinize gelen aktivasyon mailini onaylamanız aksi takdirde yapmış olduÄŸunuz oyla sayılmayacak.İyi olan kazansın :)

İzmirli Blogcular toplandı…

Haa ben İzmir’li deÄŸilim… Dün Eren sen MuÄŸla’lı mısın? diye sordu ben de HAYIR FETHİYELİYİM ÅŸeklinde yanıtladım.Ama gene de dün Türk Blog Yazarları İzmir BuluÅŸmasına katıldım.İyi ki de katılmışım beni en çok mutlu eden BaÅŸak’la tanışmak.Bazı arkadaÅŸları blogları vasıtasıyla tanıyordum bazılarıyla da dün arkadaÅŸ olduk.En ilginci ise blog yazarı olmadığı halde arkadaÅŸları vasutasıyla aramıza katılmış Eren’in liseden arkadaşımız çıkması… Bence ilk buluÅŸma olduÄŸu için biraz ilk anlarda donuk geçti ama bence bu ilk buluÅŸma kaynaÅŸma için iyi oldu artık öbür aykinde direk geyik muhabbetiyle olaya dalıcaz… Bu arada wolkan taaa İstanbul’lardan gelip bizi ÅŸereflendirdi ama Konak Pier Home Store’dakiler bize kazık attılar… BaÅŸak’cım önceden konuÅŸmuÅŸ rezervasyonumuzu yaptırmış saÄŸolsun ama neymiÅŸ efendim onlar hep yemekli rezervasyon yapıyorlarmış… Ulan suyun 2.25YTL olduÄŸu yerde o kadar adam ne yiyelim biz ayrıca yemek yemek isteyen vardır istemeyen mesela annemle babam dilekle beni tıka basa doyurup yolladılar.Ben vereyim size yemek parasını ama bana yemek yedirmeyin durumundaydık…Neyse biz de çektik restimizi ve soluÄŸu çimlerde aldık ki bence bi daha ki buluÅŸma gene çimlerde olmalı… En azından herkes birbirinin yüzünü görür ohhh muhabbet gırgır ÅŸamata…. Neysem katılan herkese teÅŸekkürler çok güzel bir organizasyondu… Bu arada paylaÅŸmak için BaÅŸak’ın blogundan bir kaç foto çalıyorum :P İnÅŸallah yakalamaz beni…

Bu hafta ÅŸeker gibi sohbet ediyoruz…

Bu hafta blog günü çok ÅŸeker birilerinde Gizem’e gidiyoruz konuk olarak :) Blogunun adı blogshekeri ve gerçekten de ÅŸeker gibi bir blog :) Gizem’i bloggünü etkinlikleri ile tanımaya baÅŸladım ve sanırım onda bazı yönlerden kendimi görüyorum bazı yönlerden de tam zıttım !!! mesela blogundan edindiÄŸim bilgilere göre uyumayı,blog yazmayı çok seviyor.Sürekli ders çalışmak zorunda çünkü ÖSS ye girecek ve o da benim yaÅŸadığım gibi hem çalışıp hem de sürekli ÅŸikayet ediyor… Ama bana uymayan yönleri de yok deÄŸil! Yüzmek (sudan nefret ederim),yürümek (her türlü ÅŸartın saÄŸlanması lazım kolay kolay yürümem:P ) İŞte ÅŸimdilik tanıdığım kadarı ile Gizem böyle bir arkadaşım,bu hafta ona gidiyorum ya altın gününe daha da kaynaşıp sıkı fıkı oluruz.Blogla ilgili düşüncelere gelince bence sürekli ÖSS gibi bir iletle uÄŸraÅŸmak zorunda olan birisi için tam bir sığınma mekanı ve çok güzel bir kiÅŸisel blog.Neden derseniz içinden ne gelirse onu yazıyor(aynı ben :P ) ve gelen konukları hoÅŸ göndermeyi biliyor…tek kusuru canı sıkkınken bitiÅŸik yazıyor ve bunları okumak beni yoruyor :P… Neyse ben gidiyorum biraz yiyelim,içelim,eÄŸlenelim,dedikodu yapalım…siz de ayrıntıları pazar günü Gizem’den alırsınız :)

Not: ArkadaÅŸlar ben aslında altınımı cuma akÅŸam yayınlanması için postaya vermiÅŸtim ama postada takılmış o nedenle yazı biraz gecikmiÅŸ yayınlandı. Çok özür dilerim…

Günlük gibi gündelik gibi…

Bir kaç gündür blogl ilgilenemedim.Fakat çok yoÄŸun ÅŸekilde sınavlara girip çıkıyorum.Eee az çok saÄŸlama çıkabilmek için de birazcık çalışmak gerekiyor :) Neyse cuma ve haftaya salı iki tane kazık diye tabir edebileceÄŸim sınavlar var.Cuma günü sabah 9 akÅŸam beÅŸ aralıksız 8 saat sürecek bir olasılık sınavım var :( yanımda minder falan götürücem.Salı günü de verilog var ki hiç sormayın çünkü en ufak bir fikrim yok :( Neyse ilk sınavın günahı olmaz deyip hepsine girip çıkıyoruz…Okulla ilgili ayrıntılar böyle baÅŸka da hayatımda ÅŸu aralar pek birÅŸeyler yok.Bu arada bu hafta bloguma yorum yapan ve iletiÅŸim formundan sorular soran arkadaÅŸlarım baya fazlaydı affınıza sığınıp cevap verme olaylarını haftaya erteliyorum.Zira ders çalışmaya baÅŸlamak için 14 dakkam var :) (çok planlı programlıyımdır :) ) Haa bi de bugün heyecanla blogödülleri baÅŸlayacak diye beklerken bir de baktım ki 21 Nisan’a kadar uzatılmış baÅŸvuru süreleri açıkçası bu tarz ÅŸeylere biraz gıcık oluyorum.Bir etkinliÄŸin ya da organizasyonun profesyonelliÄŸi bence kurallarının önceden belirlenip uygulanmasındadır.Süre neden uzatıldı bilmiyorum ama benim tahminim daha fazla katılım saÄŸlanması için … Neyse bakalım bekliyoruz ÅŸimdilik benden bu kadar 10 dakkam kaldı…

İzmir Büyükşehir Belediyesi Piriştina Burs Sonuçları

Daha önce bu yazımda belge getirmeye hak kazanan adayların açıklandığını yazmıştım.Artık sonuçlarda yavaş yavaş açıklanmaya ve ödemeler yapılmaya başlandı.İlk grupta başvuranların sonuçları açıklandı.İkinci grupla başvuran arkadaşların sonuçlarının ise yakın bir zamanda açıklanması bekleniyor.Siz de başvurunuza bu sayfadan TC kimlik nonuz ile bakabilirsiniz.

Güne Pınar’a gittim gelicem!

Evet geçen haftaki yazımda bloggünlerine benimde katıldığımı belirtmiÅŸtim.Bu hafta gün için Pınar‘a gidiyoruz.Bilemiyorum artık bize ne hazırlıklar yapıyor ama eminim çok güzel ÅŸeyler hazırladı :P … Neyse bloggünleri çerçevesindeki yazımda bu hafta Pınar’ın nam-ı diÄŸer Mınar’ın dedikodusunu yapıyorum. KiÅŸisel blog okuyucularının çoÄŸunun yakından tanıdığı bir blog yazarı Pınar, biz de onunla bloglarım sayesinde tanıştık fakat artık ÅŸu ortamdaki dostlarımdan diyebiliyorum rahatça ona… Çünkü yaptığı yorumlar,söyledikleri,tarzı çok samimi ve en önemlisi de size deÄŸer verdiÄŸini hissettirmesi benim çok hoÅŸuma gidiyor.Bloguna gelince genelde kiÅŸisel yazılarını yazıyor fakat okurken hiç sıkılmıyorsunuz özellikle de benim Mınar diyalogları diye tanımladığım kısımlarda Mınar-bloguyla; Mınar-kuaförüyle çeÅŸitli diyaloglara giriyor.Ben okurken çok eÄŸleniyorum.Tabiki de kiÅŸisel bir blogda olması gerektiÄŸi tarzda haberlere,sevinçlerine ve öfkelerine de yer veriyor… İşte tam da bu nedenle ; iyi bir arkadaÅŸ olduÄŸu için,iyi bir blog yazarı olduÄŸu için bu haftanın tüm altınları Pınar’a gidiyor…

HaberleÅŸmenin tarihi…

Dün haberleÅŸme sınavımda vardı… Berbat geçti… 10 belki alırım.Neyse konumuz bu deÄŸil.Ben kitaba çalışmaya haberleÅŸme tarihinden baÅŸladığım için (ilk ünitenin ilk 2 sayfası :) ) 5. üniteye kadar olan yere yetiÅŸemedim :P Ben de sizlere haberleÅŸme tarihinin kısa tarihini anlatmak istedim.Bilmeyenlerde biraz fikir sahibi olsun diyee :)

HaberleÅŸme konusunda en önemli icatlardan birisi 1799 yılında Alessandro Volta’nın bataryayı üretmesi oldu.Bununla birlite yeni cihazların yapımı konusunda önemli bir adım atıldı ve 1837 ‘de Samuel Morse telgrafı buldu ve duyurdu. Mayıs 1844′ de çalışmayan baÅŸlayan ilk telgraf hattı Washington ve Baltimore arasındaydı.Ve bu telgraflarda Morse alfabesi olarak bilinen nokta ve çizgilerden oluÅŸan bir allfabe kullanılıyordu.Morse alfabesini burda bulabilirsiniz…1875 yılında Emile Baudot telgraf için bir kod geliÅŸtirdi,bu kod sayesinde Morse Alfabesi yerine artık İngiliz Alfabesi kullanılabilecekti.Telgraf konusundaki en büyük kilometre taşı 1858 yılında Amerika’yı Avrupaya baÄŸlayan transatlantik kablosu oldu.

Telefon 1870′lerde Alexander Graham Bell tarafından icat edildi ve Graham Bell 1876′da patentini alarak 1877′de Bell Telephone Company ‘i kurdu.İlk baÅŸlarda kısa mesafelerde yapılabilen telefon görüşmeleri triode amplifier ‘ın Lee De Forest tarafından 1906 da bulunması ile 1915′den itibaren kıtalararası telefon görüşmelerine baÅŸlandı.

II. Dünya Savaşı sırasında transatlatik kabloları kesildi ve 1953′e kadar düzeltilmedi.1953′den sonra tekrar Amerika ve Avrupa arasındaki baÄŸlantı saÄŸlandı.Son 30 yıldır ise bakır kabloların yerini fiberoptik kablolar almaya baÅŸladı.

Kablosuz HaberlÅŸemenin ilk adımları ise 1820′lerde Oersted,Faraday,Maxwell,Gauss ve Hertz tarafından atılmıştır.Önce Oersted elektrik akımın bir manyetik alan yarattığını göstermiÅŸ,Faraday da magnetic alanda deÄŸiÅŸimlerin elektrik alan ve manyetik bir akım yarattığını ortaya koymuÅŸtur.1865 yılında Maxwell elektromagnetik alanın oluÅŸumunu tahmin etmiÅŸ ve ana teoriyi fomüle etmiÅŸtir.1877 ise Maxwell’in teorisi Hertz tarafından kanıtlanmıştır.1895 yılında Marconi radio sinyallerini 2 km mesafeye iletmeyi baÅŸarmıştır,1901′de ise Cornwall’da (İngiltere) 1700 mil uzaÄŸa radyo sinyallerini yollamıştır.

1920′de AM (amplitude modulation) baÅŸlaması ile AM yayını hızlı bir ÅŸekilde yayılmıştır.1933′de Armstrong tarafından FM (frequency modulation) baÅŸlatılmış ve FM yayına geçilmiÅŸtir.Fakat II. Dünya Savaşı’na kadar AM yayınlar FM ‘e göre daha popüler olmayı sürdürmüştür,II. Dünya Savaşı’ndan sonra hızla FM yayın artmaya baÅŸlamıştır.

İlk televizyon yayını 1929′da V.K. Zworykin tarafından Amerika’da gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir.Fakat toplumsal televizyon yayını 1936′da Londra’da British Broadcasting Corporation (BBC) tarafından yapılmıştır.

İşte hayatımızda damgasını vuran icatların tarihçesi… Neyse belki bir gün elektronik yapılarını ve çalıma prensiplerini de anlatırım sizlere.Bu yazı bizim Communication Systems Engineering (John G. Proaskis,Masoud Salehi; II. Edition) kitabından Türkçeye çevirip özet çıkartmak sureti ile yazılmıştır.Bir iz bırakabildiyse ne mutlu bana :) EÄŸer kitabın solution manueline ihtiyacı olan arkadaÅŸlar varsa da www.elektrotekno.com adresinden edinebilirler.

Dizi Önerileri

BaÅŸlıktan bu yazıyı yazmamdaki amaç sevdiÄŸim dizileri bu blog okuyucularıyla paylaşıp tavsiye edeceÄŸim ÅŸeklinde düşünülebilir.Evet aslında ona da deÄŸineceÄŸim ama zaten çoÄŸunluÄŸun bu dizileri izlediÄŸini tahmin ediyorum.Bense sizlerden bana yeni dizi önerilerinde bulunmanızı istiyorum. Malumunuz ben boÅŸ ( :) ) bir insan olduÄŸum için hayatımı TV karşısında çekirdek çıtlayarak geçirebilirim. Ama maalesef beni Türk yapımı diziler pek açmıyor. 50 bölüm sonrasını tahmin edince insan sıkılıyor. (Bi ara Melekler Adası vardı(Hande Ataizi,Nurgül YeÅŸilçay oynardı) O dizinin bir bölümünü kaçırdınmı kimin eli kimin cebinde anlayamazdın.İşte ben buna dizi derim :P ) Neyse ben ÅŸu sıralar (2-3 hafta öncesine kadar) LOST ve Prison Break’de takılıyordum ama malumunuz şımarık LOST (artık iyice biryerleri kalktı) tatile girdi.Nedenini bilmiyorum,araÅŸtırmadım da :P. Prison Break dersen 13. bölümde sezonu bitirdi.(gerçi o da kendini tekrar etmeye baÅŸlamıştı). Artık How I Met Your Mother? izliyorum.Yeni baÅŸladığım için daha ancak 1. sezonu bitirdim.Bence çok eÄŸlenceli bir dizi gerçi Friends daha güzeldi ama bu da süper…Neyse ona devam ediyorum ÅŸu aralar ; ben biraz sıkılgan bir insan olduÄŸum için film seyredemiyorum.Ya da seyrettiÄŸim film birÅŸeye benzemiyor.Prime time reklam aralığıyla mola verme potansiyelim var ondan dizi izlemek tercih sebebidir.Neyse gelelim sadete… Benim yeni yeni dizilere ihtiyacım var…Böyle izlemelere doyamadığınız bağımlılık yapan dizileriniz varsa lütfen bekliyorum önerilerinizi??? Herkese iyi seyirler…

Kendimi di{n}lemek istiyorum…

Wordpress’im 2.5 oldu ama ben şöyle doya doya bloguma birÅŸeyler yazamadım.Aslında bu aralar kafamda bloga yazmak için çok güzel fikirler var.Ama düzgün bir yazı oluÅŸturabilmek için malum zaman ve enerjiye ihtiyacım var.Bu aralarsa kendimde en ufak enerji kırıntısı dahi göremiyorum.Sürekli sınavlar,ödevler ve sorumluluklar.Hayatımda hiç ciddi anlamda bu kadar sıkılmamıştım.Sanırım iki hafta önce ölümü çok yakınımızda yaÅŸamamız bizi hayata farklı noktadan baÄŸladı.Sürekli gezip eÄŸlenmek sevdiÄŸim tüm insanlarıda yanımda görmek istiyorum.Canımı hiçbirÅŸeye sıkmak istemiyorum.Sürekli mutlu olmalıyım sürekli rahat olmalıyım ve belki o zaman daha güzel ÅŸeyler üretebilirim.Ama böyle olmamalı bugünden ,son gece de çalışacak olsam haftaya cumaki sınavın korkusu sarmamalı beni… Sanırım benim kısada olsa kafamda en ufak düşünce olmadan dinlenecek bir tatile ihtiyacım var.Tüm İYTE yetkililerine duyurulur… :) Sadece dinlenmek ve rahatlamak istiyorum!!!

Artık Wordpress’im 2.5

Bloglarla içe içe olan herkes wordpress kullansın kullanmasın wordpress’in yeni sürümünün yayınlandığını okumuÅŸtur.Yaklaşık 1.5 yıldır wordpress kullanıyorum ama bilen bilir daha önce iyte.net sponsorluÄŸunda bir blogum vardı ve tüm resmi(altyapı iÅŸleri) iÅŸleri Alp yapıyordu.Ben sadece yazı yazıp tema deÄŸiÅŸtiriyordum.Kendi hostuma geçtiÄŸimden beri sürekli admin paneli sayfasında bir uyarıyla karşılaşıyordum.Lütfen sürümünüzü yükseltin diye ama hiç bunu yapmaya cesaretim olmamıştı.Ya tüm yazılarım uçarsa ben ÅŸimdi nasıl yedek alıcam.Dİyelim yedek aldım blog uçtu eee sonra nasıl eski haline getiricem falan filan… Ben de en kolay yol olan yükseltmemeyi seçmiÅŸtim.Ama wolkanca‘nın yazısını okuyup wordpress automatic upgrade eklentisini kurunca herÅŸey deÄŸiÅŸti.Çünkü ben sadece next dedim durdum.HerÅŸeyi 1-2 dakika içinde blog kendi kendine halletti.EÄŸer benim gibi acemiler varsa ÅŸiddetle bu eklentiyi tavsiye ederim.Eklentiyi burdan indirip kurabilirsiniz.