BasakEsin

Gün’den Gün’e geziyorum

Ayy yok ben bu aralar çok tembel oldum… Valla haftalardır günlere katılamıyorum ama napayım ya finaller falan derken,okul bitti kendimi tatile attım ve maalesef evimde internetim yok… Hiç bir gün eğlencesine dahil olamadım ben de gene toptan yazayım belki beni affederler dedim.Geçen hafta Merve hocamızdaymışız… Allah’tan tam bize yaprak test hazırlarken yaprak sarması hazırlamaya karar vermiş yoksa bu final haftasında bana çok ağır gelirdi… gerçi her zaman ki gibi ben gidene kadar Omar yalamış yutmuş :P… Merve yaani nam-ı diğer gui blogunu benim gibi kişisel olarak kullanıyor ve bu sıralar malum okul sonu tatil başlangıcı olması nedeniyle okuluyla ilgili yazılara yer veriyor… Ben de burdan ona geç kaldığım için özürümü ve altınımı göndermek istiyorum :))

Gelelim bu hafta gene bensiz geçen günün ayrıntılarına gün Omar‘daymış… Kaççççççççççç kaççççççççççç diyordum ki bir de baktım Omar’da yenilenme çalışmaları olduğu için dışarda yiyip içecekmişiz… Çok işime geldi bu Omar zehirlerde bizi… Burda Omar’ı ve blogunu uzun uzun anlatmayı düşünmüyorum zaten bu blog okuyucuları mutlaka onu da ziyaret etmiştir… Nedendir bilinmez her postumun içine giriveriyor kendisi :)

1 comment

Günü kaçırdım mimi bari kaçırmayayim…

Off yaa bu bizim günlerin düzeni bozuldu ya da benim kafam karıştı…Kimdeyiz,kim ne hazırlık yapmış,ayy ben altının yanında ne götürcem derken bir de baktım bu hafta Aslı’da toplanılmış da benim haberim yokmuş :) Ama ben hiç öyle çekinmem gayet davetsiz misafir olarak sonradan katılıverdim…Gerçi Omar’la Yasin herşeyi yemiş bitirmiş ama neyse ben de o kadar çok yiyen bir insan değilim Allah’tan :) Onu da geçtim bunlar beni bırakıp Yasin’e gitmişler… Ben de peşlerinden… Artık kusura bakmasınlar ikisinin hediyelerini tek bir yazıyla vericem :)

Öncelikle Aslı’nın bloguyla başlamak istiyorum.Gün sayesinde tanıştım malum önce o bana geldi şimdide ben ona iade-i ziyaret de bulunuyorum :P Genelde aynı tarz yazıyoruz … (tamamen kişisel…)Ama bence eğlenceli bir şekilde yazıyor ve sıkılmıyorsunuz…Onun yanısıra ben bayadır ziyaretine gidememiştim bir de baktım tema değiştirmiş bence hoş da olmuş.Ben de daha önce böyle bir tema denemiştim ama kodları kötüydü pek modifiye edememiştim :P Neyse bu Aslı’nın hediyesi ve altını :) Bu arada Aslı çok sıcak kanlıdır… Bence siz de ziyaretine gitmelisiniz… www.tatlicadica.com

altın (bu da içimden geldi :) )

Heh Aslı’dan çıktık bi koşu Yasin’deyiz… Malum onda ne yapılır sadece hoşaf içilir… Hemen başladı ikramlara :) Şaka bir yana Yasin’in blogunu günden önce de takip ediyorum hatta arada sırada Yasin’den alıntı,çalıntı vb. şeyler de yapıyorum; bence çok eğlenceli ve kaliteli bir blog.Onun blogunu tam olarak nasıl tanımlarız bilemiyorum.Çünkü kişisel desen değil,eğlence desen değil öyle ortada ve bambaşka bişi :) Yasin’le tanışmak için tek yapmanız gereken biraz hoşafın tadına bakmak… www.hosaf.org

Bunlar da Yasin’in hediyeleri…

altın

Vee bu kadar günü kaçırdıktan sonra mimlenmişim onu bari kaçırmıyayım diyerek onu da yazmak istiyorum.Ama ondan önce mimlenme nedenimi anlatmak istiyorum :) Cumartesi ben Blograzzi’ye bir girdim…Aaaa 100. sıradayım,neyse aklımdan da geçiriyorum acaba kimse merak edip blograzzide 100. sırada kim var diye merak eder mi falan diye…(çok diye kullandım idare edin)Sonra bugün bloga gelen bağlantılara bir baktım.Tanımadığım bir blog beni mimlemiş ve nedeni de tam o gün Blograzzi’de 100. sırada olmam :P… Neyse gelelim Aleysan‘ın mim konusuna ve cevabına… Konumuz en sevdiğiniz TV programı; benim buna vereceğim cevap biraz at gözlüğüyle bakmak olacak çünkü yaklaşık 2 aydır falan siyah-beyaz Kanal D izlemek dışında seçeneğimiz yok…O nedenle bu aralar en çok hoşuma giden dizi YOL ARKADAŞIM, ve en çok hoşuma giden program da ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR :) … Ama ikisi de daha yeni başladığı için sonu ne olur ne biter bilemiyorum ama özellikle Yol Arkadaşım’ın iyi bir dizi olacağını ümit ediyorum… Ve ben de bu mim i başka bir gün arkadaşım,mezuniyet telaşının arasında cevaplasın diye Seda‘ya yolluyorum…

3 comments

Arcelik,İstanbul,Bogazici,Blog Gunu,Alexa vs…

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu yazı sizin için uzun,karışık ve yorucu olabilir.Öncelikle Arçelik’ten başlamak istiyorum malumunuz İstanbul’a asıl gidiş sebebim Arçelik’in staj sınavına katılmaktı.Neyse zar zor vardık Gebze’ye… Sınava da girdik nasıl geçti demeyin… Hiç bir fikrim yok.Ama bu tarz sınavlara girecek arkadaşlara sınavın içeriği hakkında bilgi vereyim.Öncelikle sınav iki kısımdan oluşuyordu.İlk kısım Davranış Bilimleri Enstitüsü tarafından hazırlanmış genel yetenek testiydi.60 tane mantık sorusu(hangisi diğerlerinden farklıdır?,Bu sayı dizisini ne takip etmelidir?…) vardı ve süre 20 dakikaydı. Bir sonraki aşamada da 90 soruluk bir İngilizce testi vardı(beni benden alan kısım bu oldu :( ).Süresi de 1 saatti.Öyle işte geldi geçti sonucu bekliyoruz.

Ordan İstanbul’a geçtik…Üsküdar,Beşiktaş,Boğaziçi :) Ondan sonra da tek yaptığımız gece 12 ye kadar kampüste çimlerde yan gelip yatmak oldu…Yani İstanbul’a gide gide tek yaptığım buydu :) Boğaziçi’nde oturuken okuln müzik grupları sahne aldı ve benim bir tane favori grubum oldu…Kesin ben de kurcam bir grup(takım arkadaşları arıyorum.).Grubun adı Cartoon.Adından da anlaşılacağı üzere çizgifilm müziklerini çaldılar ve söylediler.Onlar sahnede o kadar çok eğlendiler ki bizi çocukluğumuza götürdüler…

Gelelim bir diğer önemli konuyaa… Bu hafta ben blog gününe baya bir geç kaldım ama affedileceğimi düşünüyorum… Malumunuz tatildeydim.Sağolsun zaten Omar bana kafa izni vermiş :P Evet bu hafta güne Şev Lal’e gittik ama o meğerse ödülünü almaya gitmiş :) Blog yazarları ve okuyucularının da bildiği gibi bu hafta sonu blog ödülleri sahiplerini buldu ve Şev Lal de “Eğlence Kategorisinde” birinci oldu… Ben sonuçları görünce çok mutlu oldum hem onun adına hem de kendi adıma(kendi adıma neden mutlu olduysam :P) Hadi o ödül almaya gitti diğerleri nerde ben bilmiyorum… Bu hafta herkes güne geç kalmış :) Bensiz tadı çıkmıyor tabi… Neyse bence bu gün bahnesiyle Oscar’lı blog arkadaşımı tanımayanlar bir ziyaret edip tanışsınlar benden tavsiye :)

Ve son olarak Cuma gitmeden önce tam Alexa değerime ne kadar sinirli olduğumu yazacaktım.Bildiğiniz üzere Alexa’nın sistemi değişti ve o gün bugündür benim Alexa sıralamam artmıyordu.Ben de bu konuyla ilgili yazılmış bir kaç yazı okudum.Tam gerekli çalışmalara başlayacaktım kii bir de baktım benim Alexa değerim artmış :) Buna da mutlu oldum… Ay bu aralar Allah bozmasın pek mutluyum…Bu hafta hiç bitmesin istiyorum malum şenlikler var… Sonrasını düşünmek dahi istemiyorum :( … Neyse birazcık da blogda İStanbul fotolarım olsun dimi ama :)

IMG_1035bo�aziçiIMG_1009 köprü
IMG_1099

5 comments

Misafire hazirlik var…

Ayy bu hafta gün bendeymiş… Çok geç haberim oldu.Neyse öğrendiğimden beri başladım hazırlık yapmaya malum tek yapmayı bildiğim şey fırın makarna eee bu kadar kişi altınını alıp geliyor bir fırın makarnayla savuşturulur mu hiç… Zaten Omar doymaz o kadarcık şeyle :P Neyse hiç bir masraftan kaçınmadım bir sürü malzeme aldım kendi ellerimle oturup börekler açıcam.(Çünkü dilekim dışardan bişiler yemez)Malum çağımız internet çağı bir kaç tane de yemek tarifi buldum. Tüm haftasonu bendeyiz hayatta bırakmam :P Bakalım kimler erkenden gelip bana yardım edecek :) Neyse ben hazırlıklara başladığımı duyurup herkesi erkenden bekliyorum…

Neyse ben herkes gelmeden fırın makarnamın tarifini vereyim de belki yapmak isteyen olur.
fırın makarna


malzemeler:
(Allah ciddi ciddi tarif yazıyorum.)

1/4 paket sana yağ;
1 Yemek kaşığı çiçek yağı;
4 Yemek kaşığı un;
1 litreden 1 su bardağı az 0.75Lt. süt;
1 parça tavuk göğüsü;
1 paketten biraz az makarna;
Yarım paket kaşar(hani yuvarlak pakette oluyor ya kaç gram bilemiyorum şimdi :) )

Yapılışı:
*Bir tabağa kaşarı rendeliyoruz ve daha sonra kullanmak için bekletiyoruz.
*Öncelikle küçük bir tencerede tavuklarımızı haşlıyoruz.
*Tavuklarımız haşlanırken bir 5-10 dakika sonra bir tencereye de biraz su koyuyoruz ve biraz tuz ve bir iki damla yağ koyuyoruz ki makarnalarımız yapışmasın.
*Tavuklarımız haşlandıysa alalım ve soğumaya bırakalım.
*Makarnayı koyduktan yaklaşık 10 dakika sonra başka bir tencereye (sonunda evdeki herşey kirlenecek yoksa makarnanın tadı çıkmaz!) Sana yağ ve ay çiçek yağımızı koyuyoruz ve eridiği zaman unu boşaltıyoruz.
*Daha sonra 4 kaşık unumuzu koyup çok az kavuruyoruz.
*Unlar hafif pembeleşirken yavaş yavaş hem süt ilave edip hem de karıştırıyoruz.(Burası en önemli aşama sürekli karıştırmazsanız tencereye yapışıyor.)
*Fırını ısınması için 200 dereceye ayarlıyoruz.
*Bu aşamada iki kişi gerekli çünkü bir kişi sürekli karıştırırken diğeri tavukları ve makarnayı hazırlamalı.
*Daha sonra haşlanan tavuklarımızı elimizle küçük küçük didikliyoruz.(Bu aşamada eliniz biraz yanabilir.)
*Pişen makarnamızı süzüp borcama bir sıra diziyoruz.Araya tavukları serpiştiriyoruz.Daha sonra tekrar makarnayı diziyoruz.
*Herşeyi borcama dizdikten sonra koyulaşıp pudingten hafif cıvık kıvamda olan sütlü sosumuzu (Beşamel Sos) makarnamızın üstüne döküyoruz.İyice içlere kadar işliyor.
*son olarak da rendelenmiş kaşarlarımızı üstüne serpiştirip önceden ısıttığımız fırına sürüyoruz.Kaşarlar kızarana kadar bekleyip alıyoruz.
AFİYET OLSUN…

5 comments

Bu hafta şeker gibi sohbet ediyoruz…

Bu hafta blog günü çok şeker birilerinde Gizem’e gidiyoruz konuk olarak :) Blogunun adı blogshekeri ve gerçekten de şeker gibi bir blog :) Gizem’i bloggünü etkinlikleri ile tanımaya başladım ve sanırım onda bazı yönlerden kendimi görüyorum bazı yönlerden de tam zıttım !!! mesela blogundan edindiğim bilgilere göre uyumayı,blog yazmayı çok seviyor.Sürekli ders çalışmak zorunda çünkü ÖSS ye girecek ve o da benim yaşadığım gibi hem çalışıp hem de sürekli şikayet ediyor… Ama bana uymayan yönleri de yok değil! Yüzmek (sudan nefret ederim),yürümek (her türlü şartın sağlanması lazım kolay kolay yürümem:P ) İŞte şimdilik tanıdığım kadarı ile Gizem böyle bir arkadaşım,bu hafta ona gidiyorum ya altın gününe daha da kaynaşıp sıkı fıkı oluruz.Blogla ilgili düşüncelere gelince bence sürekli ÖSS gibi bir iletle uğraşmak zorunda olan birisi için tam bir sığınma mekanı ve çok güzel bir kişisel blog.Neden derseniz içinden ne gelirse onu yazıyor(aynı ben :P ) ve gelen konukları hoş göndermeyi biliyor…tek kusuru canı sıkkınken bitişik yazıyor ve bunları okumak beni yoruyor :P… Neyse ben gidiyorum biraz yiyelim,içelim,eğlenelim,dedikodu yapalım…siz de ayrıntıları pazar günü Gizem’den alırsınız :)

Not: Arkadaşlar ben aslında altınımı cuma akşam yayınlanması için postaya vermiştim ama postada takılmış o nedenle yazı biraz gecikmiş yayınlandı. Çok özür dilerim…

1 comment

Güne Pınar’a gittim gelicem!

Evet geçen haftaki yazımda bloggünlerine benimde katıldığımı belirtmiştim.Bu hafta gün için Pınar‘a gidiyoruz.Bilemiyorum artık bize ne hazırlıklar yapıyor ama eminim çok güzel şeyler hazırladı :P … Neyse bloggünleri çerçevesindeki yazımda bu hafta Pınar’ın nam-ı diğer Mınar’ın dedikodusunu yapıyorum. Kişisel blog okuyucularının çoğunun yakından tanıdığı bir blog yazarı Pınar, biz de onunla bloglarım sayesinde tanıştık fakat artık şu ortamdaki dostlarımdan diyebiliyorum rahatça ona… Çünkü yaptığı yorumlar,söyledikleri,tarzı çok samimi ve en önemlisi de size değer verdiğini hissettirmesi benim çok hoşuma gidiyor.Bloguna gelince genelde kişisel yazılarını yazıyor fakat okurken hiç sıkılmıyorsunuz özellikle de benim Mınar diyalogları diye tanımladığım kısımlarda Mınar-bloguyla; Mınar-kuaförüyle çeşitli diyaloglara giriyor.Ben okurken çok eğleniyorum.Tabiki de kişisel bir blogda olması gerektiği tarzda haberlere,sevinçlerine ve öfkelerine de yer veriyor… İşte tam da bu nedenle ; iyi bir arkadaş olduğu için,iyi bir blog yazarı olduğu için bu haftanın tüm altınları Pınar’a gidiyor…

2 comments

Blog Günleri başlıyor…

blog günü logoAyy ben hep kıl olmuşumdur gün muhabbetlerine kadınlar bir araya gelir yer içer en önemlisi de dedikodu yapar… (gerçi ben genel olarak ev gezmelerini hiç sevmem)Ama bu sefer ki günümüz çok farklı :) Kızlı erkekli hep birlikte sanal ortamda bloglarımızda günler düzenliyoruz.Geçen seze 1. sezonunuyla yayında olan blog günleri bu hafta 2. sezonu açıyor.Ben ve Dilek‘im de Omar‘ın davetiyle günün yeni müdavimleri haline geldik.Kısaca blog günü nedir diye anlatmam gerekirse… Efendim bizler 12 blogcu her hafta birimizin blogu için toplanıyoruz, ve içimizi döküyoruz bir nevi birbirimizi çekiştiriyoruz :P… Yani her hafta her blog sahibi içimizden o haftanın talihlisini ve blogunu tanıtıyor… Böylelikle hem blogcular arası kaynaşma olduğuna inanıyorum hem de bloglara farklı bir hareket geldiğine :)Her sezon daha da büyüyürek gitmesini umut ettiğim bloggünüyle ilgili ayrıntılara burda son verip acilen ders çalışmam gerekiyor :P

3 comments